MEME KANSERİ

Meme kanseri tüm dünyada ve ülkemizde kadınlarda görülen en sık kanserdir ve kansere bağlı ölümlerde ise akciğer kanserinden sonra gelmektedir.

Türk İstatistik Kurumu 2014 verilerine göre meme kanseri görülme sıklığı 100,000 kadında 43’dür (http://www.tuik.gov.tr). ABD’de tüm yaşamı boyunca her 8 kadından biri, Türkiye’de her 12 kadından biri meme kanserine yakalanır.

Meme kanseri oranı ABD’de 21. yüzyılın başlarında azalmaya başlamıştır. Bunda da 40 yaş üzeri bayanlarda artan mamografik tarama programlarının ve gittikçe azalan menapozdaki bayanlara yazılan hormon replasman tedavilerinin etkisi olabileceği düşünülmektedir.

MEME KANSERİ TİPLERİ

Meme kanserleri, başlıca noninvaziv (=in situ; yayılma göstermeyen) ve invaziv (yayılma potansiyeli olan) olarak iki gruba ayrılır.
In situ kanserler de duktal karsinoma in situ ve lobüler karsinoma in situ olmak üzere iki gruba ayrılır.

Klasik lobüler karsinoma in situ her iki memede de 8-10 kat meme kanseri riskini artıran bir bulgudur. Bu tür hastalara ya yakın izlem yanısıra tamoksifen gibi koruyucu bazı ilaçlar verilebilir ya da koruyucu amaçlı her iki meme dokusunu çıkartma (basit mastektomi) şeklinde cerrahi girişimler uygulanabilir. Beraberinde plastik cerrahi girişimlerle protez ve benzeri cerrahi rekonstrüktif işlemler eklenmesiyle beraber kozmetik açıdan yüz güldürücü sonuçlar elde etmek mümkündür.

İn situ duktal kanserler (=İSDK, intraduktal kanser) ise çoğu kez ele gelmez ve mamografide tespit edilen düzensiz ufak boyutlu kireçlenme bulgusu ve/veya kanlı/şeffaf tek kanaldan memebaşı akıntısı ile kendini belli eder. İSDK, normal hücrelerden invaziv kanser hücrelerine geçiş olarak kabul edilmektedir.

Kitle oluşturmadığı için, tel ile veya radyoaktif maddelerle işaretlenerek (Bkz. ROLL tekniği) çıkarılır. Geri kalan meme dokusuna radyoterapi (RT) eklenmesi ile iyi bir klinik seyir gösterir. Memede yaygın ise tüm meme dokusunun çıkarılması (basit mastektomi) gerekir ve % 100’e varan oranla tam şifa elde edilir. Saf İSKD’de koltuk altı lenf bezlerinin tutulumu nadirdir (%1-3). Bu nedenle, tüm memenin çıkarılacağı hastalara, bazı daha kötü özellikler gösteren (yüksek gradlı, komedo vs) tiplerinde koltukaltı lenf bezlerinde kanser hücrelerini tutması en muhtemel bekçi lenf bezlerini çıkarmak (=sentinel lenf nodu biyopsisi) gerekebilir.

NESLİHAN CABİOĞLU HAKKINDA

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

1. Memede veya koltukaltında ele gelen kitle (sertlik, şişlik),

2. Meme başından akıntı (tek kanaldan kanlı veya şeffaf renkli),

3. Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu,

4. Memebaşı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma)
5. Meme cildinde yara veya kızarıklık,

6. Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü),

7. Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri veya renginde değişiklik (kızarıklık vs).

8. Bazı hastalarda ise bu belirtilerin hiçbirisi olmadan, kanser mammografide tespit edilebilir.

Bu belirtilerden en az birisi olursa vakit geçirmeden doktorunuza başvurunuz.

Memede bir hücrenin kanserleşmesi ile kendini klinik muayene veya radyolojik incelemede belli etmesi için yıllar geçmesi gerektiği kabul edilir.

Tümör kitlesinin en az 1 cm büyüklüğe ulaşmasıyla kadın genellikle memesindeki değişikliği farkeder.

Günümüzde meme kanserlerinin çoğu kadının kendisi tarafından bulunmaktadır.

Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü olup, meme dokusu içinde rahatça oynatılamaz. Ender olarak uzak organlara yayılım yapmışsa bu metastazlar meme kanserinin ilk bulgusunu oluşturur.

Kalça ve omurga kemikleri, akciğer ve karaciğer sıklıkla yayılma gösterdiği bölgelerdir.

Menü